Her Tasarımın Temeli: İklime ve Mikro-klimaya Uygun Bitki Seçimi
Büyük heveslerle, yüksek bütçeler harcayarak bir bahçe tasarlarken veya yenilerken yapılan en büyük, en geri dönülemez ve en yaygın hata, bitkinin yaşayacağı asıl evi olan coğrafi bölgenin iklimsel gerçeklerini (ekolojisini) göz ardı etmektir. Bir bahçenin kalıcılığı, hastalıklara direnci ve 10 yıl sonraki başarısı, tamamen toprağa konulan o köklü bitkinin o coğrafyaya biyolojik olarak ne kadar ait olduğuyla, yani evrimsel uyumuyla doğrudan ilişkilidir. İstanbul, Karadeniz'in sert nemli poyrazları ile Akdeniz-Marmara'nın boğucu lodos ve yaz sıcaklığının amansızca harmanlandığı, kendine has geçişli ve oldukça sert varyasyonları olan bir iklime (Koppen İklim Sınıflandırmasında Csa/Cfa arası) sahiptir.
Bu nedenle, sadece internette fotoğrafları güzel göründüğü için veya tropikal tatillerde görülen egzotik palmiyeleri hayal ederek bitki seçimi yapmak, maalesef birkaç ay içerisinde bitkilerin kuruyup siyahlaşmasına, kök çürüğüne (fungus), şiddetli don yanıklarına ve büyük oranda maddi/manevi hayal kırıklığına yol açmaktadır. Sadece genel iklim değil, mülkünüzün bulunduğu spesifik alanın \"mikro kliması\" (binanın yarattığı rüzgar koridoru, gün içinde kaç saat güneş aldığı, toprak pH yapısı, killi mi kumlu mu olduğu) da bitki gelişiminde hayati bir parametredir.
İstanbul ve Marmara Bahçelerinin Vazgeçilmez Kurtarıcı Türleri
Gerek yaz sıcağında aşırı buharlaşmaya dayanması, gerekse kış aylarında patlayan donlu poyraz rüzgarlarında ayakta kalması açısından İstanbul iklimi için mucize sayılabilecek ve peyzaj alanında ustaların favorisi olan dayanıklı bitki türleri şunlardır:
- Görkemli Gövdeli Ağaçlar (İskelet Bitkiler): Geniş yapraklarıyla yaz-kış dökülmeyen ihtişamlı Manolya (Magnolia grandiflora), peyzajın yaz aylarındaki pembe-kırmızı çiçekli tartışılmaz yıldızı Oya Ağacı (Lagerstroemia indica), tarihi İstanbul'un simgesi, ilkbaharı müjdeleyen pembe çiçekli Erguvan (Cercis siliquastrum) ve ıhlamur türleri toprakla muhteşem bir bağ kurar. Kışın gövde estetiği arayanlar için Huş ağaçları ve kırmızı formlu Japon Akçaağaçları (Acer palmatum - özellikle rüzgarsız kuytular için) harika alternatiflerdir.
- Odağı Belirleyen Süs Çalıları ve Çiçekler: Yarı gölgeli, sabah güneşi alan duvar diplerinde asitli toprağı seven renk değiştiren dev Ortanca (Hydrangea macrophylla) türleri, tam güneş gören ve kurak alanlarda arıları/kelebekleri çeken dayanıklı Lavanta (Lavandula angustifolia), Biberiye, ve peyzajın sadık yer örtücüsü Yayılıcı Ardıç (Juniperus horizontalis).
- Canlı Duvarlar: Sınır (Çit) Bitkileri: Dışarıdan bakışları engellemek, rüzgarı kesmek ve yeşil mahremiyet sağlamak (screening) için, İstanbul'da büyüme hızı çok yüksek olan ve budamaya harika cevap veren Leylandi (Cupressocyparis leylandii), ilkbaharda beyaz kar gibi öbek öbek çiçek açan Kartopu (Viburnum tinus) ve yıl boyu kırmızı-yeşil parlak yapraklarıyla Alev Ağacı (Photinia x fraseri 'Red Robin') her bahçenin olmazsa olmazıdır.
Uzman Dokunuşunun Önemi ve Analiz Süreci
Aylardır boş duran veya sararan bahçenize hangi fidanı dikmelisiniz? Alanında yirmi yılı aşkın saha tecrübesine sahip ziraat mühendislerimiz ve peyzaj tasarımcılarımız, bitki alımı yapmadan önce bahçenizin toprak kimyasını (tuzluluk, pH) laboratuvar hassasiyetinde analiz eder, yüzey su tutma (drenaj) katsayısını ölçer ve bölgenizin maksimum-minimum ısı istatistiklerine bakarak İstanbul'da ömür boyu sorunsuz yaşayacak, bakım gereksinimi en düşük olan peyzaj bitkileri listesini 3 boyutlu size özel bir proje halinde, simülasyonlarıyla birlikte sunar. Yanlış bitki seçimi bir masraftır, doğru planlanmış bir bahçe ise günden güne büyüyen yaşayan bir yatırımdır.

